SİNOP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİNOP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2009 Perşembe

Müşerref her istediğini alıyor

Sonuna dek başkan kalması ve hükümeti görevden almasını da kapsayan tasarıyı meclisten geçirdi.

Pakistan'ın 1999'da darbeyle iktidara gelen Devlet Başkanı Pervez Müşerref, 2007 sonuna dek görevde kalmasına yönelik güvenoylamasını kazanarak muhalefete karşı zafer ilan etti. Müşerref, 2002'de tek aday
olduğu referandumda, başkan olarak görev süresini beş yıl daha uzatırken anayasal dayanaktan yoksundu. Ancak dün meclisin her iki kanadı ile dört eyalet meclisinin güvenoyu verdiği Müşerref, görev süresiyle birlikte yetkilerini artıran anayasa değişikliğini onaylattı.
Müşerref böylece, başbakanı görevden almak ve parlamentoyu feshetmek gibi yetkiler kazandı. Müşerref, senatoda 1'e karşı 56'lık bir destek alırken alt kanatta oylamaya katılan 191 üyenin hepsinin Müşerref lehine oy kullanması dikkati çekti.
Müşerref, değişikliğe direnen İslamcı gruplarla, bir hafta önce 'al takke ver külah' temelli bir anlaşma yapmıştı. Muttahida Meclisi Amel'le varılan anlaşmada, Müşerref'in 2007'ye dek görevde kalmasına karşılık genelkurmay başkanlığını 2004 sonunda bırakması öngörülmüştü.
Güvenoylamasını protesto eden muhalefet ise, parlamentoyu terk ederken sürecin 'suni' olduğunu öne sürdü. Eski başbakan Navaz Şerif'in partisi Müslüman Birliği'nden İhsan Akbal, 'demokrasiyle alay edildiğini' söyleyerek, "Müşerref, yasadışı başkanlığını geçerli kılmak için yeni bir drama daha sergiledi. Bu sahtekârlıktır. Sonucu ve başkanlığını kabul etmiyoruz" dedi.
Müşerref iktidarını pekiştiren bir uygulamaya daha imza attı. Başbakanı görevden almak ve parlamentoyu feshetmek için yüksek mahkeme onayına gerek duyan Müşerref, bu mahkemenin başına darbesine direnen muhalefet liderleri aleyhine karar alan yargıçlardan olan Nazım Hüseyin Sıddıki'yi atadı.

15 Eylül 2009 Salı

Turhallı 'talihli' kriz geçirdi

Milli Piyango yılbaşı özel çekilişinde 10 trilyonluk büyük ikramiyenin dört ortağından biri olduğunu, ancak biletini kaybettiğini söyleyen Volkan Ateş evine kapandı. Turhal Belediyesi'nde asgari ücretle çalışan Ateş'i dün iki polis ziyaret ederek, "Bilet sendeyse açıkla" dedi.
Bir müddet sonra talihlinin kriz geçirdiği belirtilerek, eve ambulans çağrıldı. Tansiyonu ölçülen Ateş'in sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Öte yandan evin önünde gazeteciler ve bankacılar kamp kurdu.
Volkan Ateş, 1 Ocak 2004 günü 10 trilyon lirayı paylaşacak dört talihliden birinin kendisi olduğunu söylemiş, ama biletini hiç kimseye göstermemişti. Önceki günse diger talihliler paralarını tek tek tahsil ederken Ateş, "O gün 15 tane bira içmişim, bileti de kaybetmişim" açıklaması yapmıştı.

Zanlılara AB uyumu

Ve ifade alma işlemlerinde zanlı hakları güçlendirildi. Gözaltında işlemler kayda alınacak, gözaltı süresi dört günü aşmayacak.

Adalet ve İçişleri bakanlıklarının elden geçirdiği 'Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin yeni hali Resmi Gazete'de dün yayımlandı. Yönetmelikle, hak ihlallerinin en yoğun işlendiği yakalama, gözaltına alma ve ifade işlemlerinde sanık ve şüpheli hakları güçlendirildi. Gözaltında işkence, keyfi gözaltı ve gözaltında kayıpların önlenmesi konularındaki AB uyum yasalarının DGM'lik suçlarda uygulanmasına engel oluşturan düzenlemelerin birçoğu kaldırıldı. Böylece, Anayasa'daki yasa önünde eşitlik ilkesi sanık hakları yönünden de işletilmiş oldu.

Muayene baş başa

Gözaltındakilerin işkence görüp görmediklerinin saptanması için yapılan doktor muayenelerinde bugüne kadar güvenlik kuvvetleri de bulunuyordu. Yeni yönetmeliğe göre, doktor ile muayeneye getirilen kişinin yalnız kalmaları, muayenenin doktor hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esas olacak. Ancak doktor- 'kişisel güvenlik endişesini' ileri sürerek muayenenin kolluk kuvvetleri gözetiminde yapılmasını isteyebilecek. Bu istek de belgelendirilerek yerine getirilecek.


Yedi gün gözaltına son

Yönetmelik, Anayasa ve yasalarla toplu suçlarda dahi gözaltı süresinin en çok dört gün olabileceğine ilişkin düzenlemeyle de uyum sağladı ve toplu işlenen suç kavramına açıklık getirdi. Mevcut yönetmelikteki 'DGM'lerin görev alanına giren suçlar' ibaresini de metinden çıkaran yönetmeliğe göre, artık 'üç veya daha fazla kişinin suça iştiraki' hali toplu suç sayılacak. Bu suçlarda da gözaltı süresi savcının yazılı emriyle ancak dört güne kadar uzatılacak.
Bunu sağlamak için de savcı istemi ve hâkim kararıyla bu suçlarda gözaltının yedi güne kadar uzatılmasına imkân tanıyan düzenleme de metinden çıkarıldı.
Uyum yasalarıyla öngörülmekle birlikte, zorunlu avukat hakkı DGM'lik suçlarda uygulanmıyordu. Yönetmelikle bunun için 'Yakalanan kişi veya şüpheli müdafi tayin edebilecek durumda değilse, isteği halinde baro tarafından kendine müdafi tayin edilir' hükmü getirilerek DGM'lik ya da diğer suç ayrımı yapılmadan yakalanana, kendi güçleri yoksa avukat tayini zorunlu hale getirildi.


Avukatla görüşme serbest

Eski yönetmelikteki, DGM'lik suçlardan gözaltındakilerin 'ancak gözaltı süresinin hâkim tarafından uzatılması halinde' avukatıyla görüşebileceği hükmü eleştiriliyordu. Bu sınırlama metinden çıkarıldı. Artık bunlar da her aşamada vekâletname aranmaksızın avukatıyla görüşebilecek.
Gözaltında her işlemin kayda geçirilmesi ilkesi de suiistimalleri azaltacak yönde kuvvetlendirildi. Artık DGM'lik suçlarda da yakalanan kişilere karakolda hakları okunacak, gözaltına alındığı yakınlarına haber verilecek, haber verilen kişinin adres ve telefon numarası, haber verenin adı, soyadı, imzası, haber verme tarih ve saati, sanık-şüphelinin, hakkında haber verildiğine dair imzası da mutlaka kayıt altına alınacak.


Savunmaya yetki

Mevcut yönetmelik, DGM'lerde avukatların soruşturma evraklarını almalarını 'soruşturmanın selameti' gibi gerekçelerle kısıtlıyordu. Yapılan değişiklikle avukatlar DGM'lerde de hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını incelemek ve istediği evrakın bir suretini alma hakkına sahip.