31 Ocak 2011 Pazartesi

Franchise Sistemi


Franchising Nedir?

Franchising, patent korumasına alınmış bir mal veya hizmetin aynı isim, imaj ve standartlar altında çeşitli bağımsız işletmeler tarafından tüketiciye ulaştırılmasıdır. Franchising kısaca bir pazarlama tekniğidir. Franchising sisteminde başarının temel kaynağı, bireysel girişimcinin işin sahibi olarak çalışması ile büyük bir işletmenin ekonomik verimliliğinin birleştirilmesinde yatmaktadır.

Bu sistemde girişimci işin patronu olmakla birlikte, çok büyük işletmeler zincirinin reklamdan verimliliğe her türlü etkinliğinden de faydalanmaktadır. En önemlisi denenmiş ve başarılı olmuş bir sistemin parçası olunmasıdır.

Franchisor Nedir?

Ürüne, hizmete veya bilgi birikimine ve bunlara ait denenmiş, kalitesi kanıtlanmış ve başarılı bir markaya, isme sahip ve bunları staış dağıtım veya işletme hakkını belirli bir bedel karşılığı veren taraftır. Franchisor, kendisi ve bireysel franchise e’lerden oluşan emlak franchising sisteminin kurucusu ve uzun vadeli koruyucusudur.

Franchise Nedir?

Doğrudan veya dolaylı bir malı bedel karşılığında Franchisor’un ticari adını ve/veya hizmet markasını, konw-how’ını iş görme ve teknik yöntemlerini, sistemini ve diğer sınai ve/veya fikri mülkiye haklarını kullanma hak ve zorunluluğunu, taraflar arasında bu amaçla yapılan yazılı emlak Franchise Anlaşması süresi ve kapsamı içinde devamlı olarak alacağı ticari ve teknik destek ile üstlenir.

Royalty Nedir ?

Aylık ciro ve kardan, anlaşmada belirlenen oranlarda, yüzde olarak ödenen ücret.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Tercüme Nedir?

Tercüme (çeviri) değişik insan topluluklarının kullandıkları farklı dilleri birbirlerine aktarmak için kullandıkları yönteme verilen addır. Farklı bölge ve iklimlerde yaşayan insanlar farklı diller kullanırlar ve birbirleriyle kültürel, ticari, hukuki, edebi anlamda tanışıp kaynaşabilmek için birbirlerinin dillerini anlamaya ve aktamaya ihtiyaç duyarlar. İşte bu noktada devreye tercüme (çeviri) girer.

Sözlü ve Yazılı tercüme olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Aktarma işi yazılı olduğunda işi yapan kişi "mütercim", sözlü olduğunda "tercüman" adını alır. Ancak günümüzde her iki gruba da yaygın olarak tercüman denmektedir.

Tercüme çalışmalarında dil, kaynak ve hedef dil olarak iki kısma ayrılır. Hedef dil aktarımın yapılacağı dildir. Örneğin, İngilizce'den Türkçe'ye tercüme yapılacağında hedef dil Türkçe, kaynak dil ise İngilizce'dir. Bu örnekte, yani hedef dilin Türkçe olduğu durumlarda, ana dili Türkçe olan bir kişinin tercümeyi yapması en uygun çözümdür.

12 Haziran 2010 Cumartesi

Makine Çevirisi

Makine çevirisi, insan katkısı olmaksızın bilgisayar yazılımlarıyla yapılan çeviri anlamında kullanılmaktadır. Özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra Rusça metinlerin İngilizceye hızla ve ucuz olarak aktarılma isteğinden doğan makine çevirisi, henüz insan çevirisinin yerini alabilecek kadar gelişmemiştir, hatta ileride insan çevirisinin yerini alıp alamayacağı da tartışmalıdır. Günümüzde yalnızca meteorolojik raporlar gibi son derece biçimleştirilmiş metinlerin çevirisinde başarılı olabilmektedir. Ancak, ağ sayfalarının çevirisini yaptıran Internet kullanıcılarının da yakından bildiği gibi makine çevirisi düzgün ifadelerle olmasa da içerik konusunda yaklaşık bir bilgi vermek amacıyla kullanılmaktadır.

Makine çevirisinin eksiklerini bir derece kapatabilmek için "insan destekli makine çevirisi" yöntemleri denenmektedir. Bu tür çevirilerde makinenin yaptığı çeviri sürecinde bir çevirmen bilgisayara destek olarak ortaya çıkan çeviri sorunlarının aşılmasını sağlar.

http://tercume.blog.com/

Güney Kore Yunanistan'ı iki golle geçti

2004 Avrupa şampiyonu Yunanistan, Dünya Kupası finallerinde oynadığı dördüncü maçtan da puansız ve golsüz ayrıldı.

2010 Dünya Kupası B Grubu mücadelesinde Güney Kore Yunanistan'ı Jung-Soo Lee ve Ji-Sung Park'ın golleriyle 2-0 mağlup etti.

Güney Kore ilk maçını kolay kazanarak, Arjantin ve Nijerya'nın da buluduğu gruptan çıkma yolunda önemli bir avantaj elde ederken, 1994 ABD'de grup mücadelesinde üç maçta üç yenilgi alan ve gol atamayan Yunanistan bu kötü rekorunu geliştirmekle yetindi.

5 Haziran 2010 Cumartesi

Gürsel Tekin'den ilçe başkanlarına sitem

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'deki hukuk sisteminin bazı önemli açılımları, ekonomik reformları durdurmaması halinde Türkiye'yi tutmanın çok zor olduğunu belirterek, “Her zaman doğru politikalar ve doğru vizyon gerekli” dedi.

Amsterdam'daki temaslarına devam eden Bakan Şimşek, Hollanda Genç İşadamları Federasyonunu ziyaret ederek, Türk işadamlarıyla sohbet etti.
Şimşek, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Hollanda'daki Türk işadamlarıyla da gurur duyduklarını, Türk işadamlarının, bulundukları ülkelere yük olmaktan çok, katma değer yaratarak ekonomiye katkıda bulunduklarını söyledi. “Hollanda'nın da sizlere müteşekkir olması, sizleri teşvik etmesi, ön plana çıkarması lazım” diyen Şimşek, kendilerinin Türkiye'deki yaklaşımının da bu yönde olduğunu ifade etti. Geçmişte Türkiye'de işadamlarına, iş, aş üretenlere bazı yıllar farklı şekilde bakıldığını ifade eden Bakan Şimşek, kendilerinin bu anlamda da değişim yarattığını dile getirdi.

Eylem yapmak isteyen grubu Başbakanlık korumaları uzaklaştırdı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık ofisinde spor camiasıyla bir araya geldiği toplantı esnasında, ofis dışına gelerek eylem yapmak isteyen grup, Başbakanlık korumalarınca uzaklaştırıldı.

Spor Emekçileri Sendikası (Spor-Sen) üyesi yaklaşık 20 kişilik grup, Başbakan ofisi önünde protesto gösterisi yapmak istedi. Grubun ofisin önüne doğru yürüdüğünü fark eden Başbakanlık korumaları, gruba sözlü müdahalede bulundu. Ofisin önünden uzaklaşmaları konusunda grubu uyaran korumalar, protesto eyleminin burada yapılamayacağını gruba iletti. Bunun üzerine protestocular, ofise yaklaşık 200 metre mesafede bir kaldırım üzerinde açıklama yaptı.

"AKP sporcuya hesap verecek", "Spor emekçileri iktidardan hesap soracak" sloganları atan grup adına açıklama yapan Spor-Sen Başkanı Metin Kurt, "Son kez spor ve spor adamlarını kullanıyorsunuz. İktidar ile Spor-Sen arasındaki tarihi maç başlamıştır. Bu maçın galibi, sporun nesnesi yapılan aslında öznesi olan spor emekçileri olacaktır." Diye konuştu.

Grup açıklamanın ardından olaysız dağıldı. (CİHAN)

F1'in patronundan 'Fiyat artmazsa yarışı Hindistan'a taşırım' tehdidi

Bu rakam kabul edilmediği takdirde sözleşme gereği yarışları İstanbul Park'tan çekeceğini açıklayan Ecclestone, yarışlar sırasında İstanbul Park'ta cumartesi günü spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak'la, pazar günü Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le bir araya geldi. Ancak, yapılan görüşmelerde Ecclestone, yıllık 26 milyon dolar isteğinden geri adım atmadı. Hatta Ecclestone'ın pazarlığı yükseltmek için "Siz bilirsiniz, Hindistan ve Arap ülkeleri yerinizi almaya hazır." şeklinde tehdit cümleleri kullandığı öğrenildi. Bu sözler üzerine Spor Bakanı Faruk Özak, "Burası İstanbul, başka şehirlere benzemez; dünyanın en güzel yerlerinden biri. Bu pist de öyle!" cevabını verdi. Her iki bakanın görüşmesinde hazır bulunan Gençlik ve Spor Genel Müdürü (GSGM) Yunus Akgül, Ecclestone'ın ısrarla "İstanbul Park dünyanın en iyi pistlerinden biri. Pistin işletilmesi benim için de külfet. Ben sadece yarışların yapılması için buradayım. Ama bakın başka ülkeler bu yarışları almak istiyor." dediğini söyledi. Görüşmeler sonrası her iki tarafın sınırlarını belirlediğini ve sürecin iki ay gibi bir süre içinde sonuçlanacağını belirten Akgül, "Türkiye kesinlikle bu yarışların kalmasından yana. Bu pazarlık görüşmeleri de bunun için. Ancak her yıl bu iş için 26 milyon dolar ödemek büyük bir yük. Rakam çok yüksek. Biz de pazarlığa farklı bir açıdan yaklaştık. Son teklif olarak Ecclestone'a pistin işletme hakkını bırakmasını, yarış dönemi 2-3 haftalığına pistin tamamen kendisine ayrılacağını ve bunun karşılığında yeni bir rakam çıkarmasını söyledik. Eğer yüksek rakamlarda ısrar ederse ne yazık ki F1 yarışları biter. Çünkü bu para Türkiye'nin cebinden çıkıyor." dedi

Euro'ya bir darbe de Macaristan'dan

Yunanistan ve İspanya'nın ardından Macaristan da borç krizinde olduğunu resmen açıkladı.

Yunanistan'a verilen 750 milyar Euro ile değer kaybına uğrayan Euro, Macaristan'dan gelen resmi borç krizi açıklamalarıyla tarihi düşüş yaşadı. Fransa Başbakanı François Fillon'un Euro-dolar paritesine baktığında sadece iyi haber gördüğü şeklindeki açıklamasının ardından Euro, dolar karşısında değer kaybederek dört yılın yeni düşük seviyesini gördü. Euro/dolar paritesi dün 1,19 seviyesine geriledi.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın sözcüsü, ülkenin Yunanistan benzeri bir borç krizinden kurtulma ihtimalinin düşük olduğu yönünde iktidardaki Fidesz partisinin başkan yardımcısı tarafından yapılan açıklamayı abartılı bulmadığını söyledi. Fidesz başkan yardımcısına atfen ülkedeki bir haber sitesinde kamu maliyesinde durumunun beklenenden daha kötü olduğunu ve Yunanistan tarzı bir borç krizinden kurtulma şansının çok zayıf olduğunu ifade etmişti. Macaristan'ın devlet tahvillerini iflasa karşı sigortalamanın bedeli ülkenin borç krizine sürüklenebileceği yönündeki açıklamaların ardından dünkü kapanışa göre 116 baz puan birden yükselerek 430 baz puana yükseldi.

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Euro, dolar karşısında erimeye devam ediyor

Euro, dolar karşısında 13 ayın en düşük seviyesine kadar geriledi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in Portekiz'in kredi notunu, olası bir indirim için değerlendirildiğini açıklamasının ardından euro'nun değeri 1,29 doların altına indi.

Geçen hafta Standard and Poor's da Portekiz'in kredi notunu iki basamak düşürüp negatif izlemeye almıştı.

Moody's'in Portekiz'in kredi notuyla ilgili değerlendirmesi, Yunanistan için oluşturulan 110 milyar euro'luk yardım paketinin, Avrupa'daki borç krizini durdurmaya yetmeyebileceği endişelerini artırdı.

Erzurum- Erzincan Ergenekon Duruşması

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "Erzincan'daki silahlı terör örgütü" davasında, iddianamenin okunmasının ardından savunma yapmayacağını belirterek bazı konulara açıklık getirmek istediği için konuştuğunu söyleyen tutuklu sanık Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, komplo kurulduğunu, karşı karşıya kaldığı durumunun kendisini yıldırmayacağını belirtti.
Tutuklu sanıklardan Başsavcı İlhan Cihaner, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki savunmasında, davanın iddianamesini eleştirerek, yargılama sürecinde tezle antitezin karşı karşıya getirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Eğer bu yapılmıyorsa biz burada boşu boşuna konuşmuş oluruz" görüşünü dile getirdi.