Bankalararası piyasada satişta dolar kotasyonları en düşük 1,4850 lira, en yüksek 1,4880 lira seviyesinde bulunuyor.
Dolar kotasyonları saat 09.10 itibarıyla alışta en düşük 1,4800 lira, en yüksek 1,4820 lira, satışta en düşük 1,4850 lira, en yüksek 1,4880 lira seviyesinde işlem görüyor.
İstanbul serbest piyasada da dolar 1,4860, avro 2,0970 liradan güne başladı.
Kapalıçarşı'da 1,4800 liradan alınan dolar 1,4860 liradan satılıyor. 2,0900 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,0970 lira olarak belirlendi.
Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,4780 lira, avronun satış fiyatı ise 2,0820 lira olmuştu.
Kaynak
22 Ocak 2010 Cuma
Hava sıcaklığı -8'e düşecek
İzmir-İstanbul Karayolu'nun Akhisar-Balıkesir bölümünde zincirsiz araç geçişine izin verilmiyor. Marmara'da hava sıcaklığı yarından itibaren -8 derecelere kadar düşecek. Kar yağışı 4 gün devam edecek.
İŞTE 5 GÜNLÜK HAVA TAHMİNİ
Manisa Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Manisa'nın Akhisar ilçesiyle Balıkesir'in Gelenbe Çanaklar mevkisinde yoğun kar yağışı nedeniyle Karayolları ekiplerinin tuzlama çalışması yürüttüğü belirtildi.
Yolun kar tutmaya başladığı ve 10 cm'ye ulaştığı ifade edilen açıklamada, bu kara yolu güzergahını kullanan araçların zincirsiz geçişine izin verilmediği ifade edildi.
İŞTE 5 GÜNLÜK HAVA TAHMİNİ
Manisa Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Manisa'nın Akhisar ilçesiyle Balıkesir'in Gelenbe Çanaklar mevkisinde yoğun kar yağışı nedeniyle Karayolları ekiplerinin tuzlama çalışması yürüttüğü belirtildi.
Yolun kar tutmaya başladığı ve 10 cm'ye ulaştığı ifade edilen açıklamada, bu kara yolu güzergahını kullanan araçların zincirsiz geçişine izin verilmediği ifade edildi.
20 Ocak 2010 Çarşamba
KKTC aleyhine karar
İngiltere İstinaf Mahkemesi, Kıbrıs'ta mülkiyet paylaşımında bir emsal teşkil eden Orams davasını, Rum Meletis Apostolidis lehine bir kararla sonuçlandırdı.
Apostolidis'in, KKTC de Girne/ Lapta'da 1974'ten önce ailesine ait arsada villa yapan İngiliz Linda-David Orams çiftine karşı Lefkoşe mahkemesinde 2004'te açtığı davayla başlayan ve daha sonra İngiltere Yüksek Mahkemesi'ne taşınan hukuk mücadelesi, KKTC aleyhine bir kararla sona erdi.
Emsal karar, KKTC'de mülkleri bulunan Rumlara tazminat davası açma imkanı veriyor. İngiltere İstinaf Mahkemesi, görüşüne başvurduğu Avrupa Birliği'nin yargı organı Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın (ATAD) ve öncesindeki Lefkoşe mahkemesinin verdiği kararın uygulanmasını kabul etti.
TÜRKLER DE DAVA AÇABİLECEK
Karara göre, Rum Meletis Apostolidis'in mülkünü satın alan Orams çifti, bu mülkü tazminatıyla geri iade edecek. Apostolidis'in avukatı Constantis Candounas, tazminat miktarının henüz belli olmadığını ancak mahkeme masrafının Orams çiftine 1 milyon sterlinden fazlaya mal olacağını söyledi.
Kıbrıslı Türk avukat Erdoğan Derviş ise, kararla birlikte Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB'ye giriş şartından biri olan protokol 10'un çiğnendiğini belirtti. Protokol 10'a göre Kıbrıs Rum Kesimi'nin, AB'ye girerken Kuzey'deki topraklarda hiçbir yetkiye sahip olmadığını kabul ettiğini hatırlatan Derviş, "Kıbrıslı Türkler de karşı tarafa benzer davalar açabilecek" dedi.
'SONUÇ BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ'
RUM Apostolidis'in avukatı Constantis Candounas (sağda), karardan çok mutlu oldukların belirterek, "Yeni davam, Girne'deki Dome Otel'in sahibini savunmak olacak" dedi.
Apostolidis'in, KKTC de Girne/ Lapta'da 1974'ten önce ailesine ait arsada villa yapan İngiliz Linda-David Orams çiftine karşı Lefkoşe mahkemesinde 2004'te açtığı davayla başlayan ve daha sonra İngiltere Yüksek Mahkemesi'ne taşınan hukuk mücadelesi, KKTC aleyhine bir kararla sona erdi.
Emsal karar, KKTC'de mülkleri bulunan Rumlara tazminat davası açma imkanı veriyor. İngiltere İstinaf Mahkemesi, görüşüne başvurduğu Avrupa Birliği'nin yargı organı Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın (ATAD) ve öncesindeki Lefkoşe mahkemesinin verdiği kararın uygulanmasını kabul etti.
TÜRKLER DE DAVA AÇABİLECEK
Karara göre, Rum Meletis Apostolidis'in mülkünü satın alan Orams çifti, bu mülkü tazminatıyla geri iade edecek. Apostolidis'in avukatı Constantis Candounas, tazminat miktarının henüz belli olmadığını ancak mahkeme masrafının Orams çiftine 1 milyon sterlinden fazlaya mal olacağını söyledi.
Kıbrıslı Türk avukat Erdoğan Derviş ise, kararla birlikte Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB'ye giriş şartından biri olan protokol 10'un çiğnendiğini belirtti. Protokol 10'a göre Kıbrıs Rum Kesimi'nin, AB'ye girerken Kuzey'deki topraklarda hiçbir yetkiye sahip olmadığını kabul ettiğini hatırlatan Derviş, "Kıbrıslı Türkler de karşı tarafa benzer davalar açabilecek" dedi.
'SONUÇ BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ'
RUM Apostolidis'in avukatı Constantis Candounas (sağda), karardan çok mutlu oldukların belirterek, "Yeni davam, Girne'deki Dome Otel'in sahibini savunmak olacak" dedi.
Renault'ya destek için direksiyonda
FRANSA Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yeni Clio yatırımının 'Ne kadarlık bir kısmının Türkiye'ye taşınacağının' tartışıldığı bir dönemde ülkenin sömürgesi Reunion'da Renault direksiyonuna geçti. Sarkozy, Renault'nun Hint Okyanusu'ndaki Reunion adasında bulunan tesisinde elektrikli otomobil test etti. Saint Pierre kentindeki üs, Fransız otomobil devinin önemli üretim tesislerinden biri. Fransa'da hükümet ve sendikalar Clio 4 modelinin Bursa'da üretilmesine karşı çıkıyor. REUTERS
Enerjisa 2010'da 3.4 milyar ciro hedefliyor
Enerjisa Yönetim Kurulu Başkanı Hakman, 2009'u 2.3 milyar ciro ve 200 milyon lira kar ile tamamladıklarını, 2010 yılında ise 3.4 milyar lira ciro ve 300 milyon lira operasyonel kar hedeflediklerini açıkladı
Enerjisa Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Hakman, şirketin faaliyetleri ve sektörü değerlendirdiği basınla sohbet toplantısında, elektrik piyasasında pazar paylarının yüzde 1.8 olduğunu, 2015'te ise yüzde 10'un üzerini hedeflediklerini söyledi. Hakman, 'Enerjisa şirketlerinin üretim ve dağıtımda 2010'da toplam cirosu 3.4 milyar, toplam operasyonel karı da 300 milyon ira civarında gerçekleşecek' dedi ve ekledi: 'Enerjisa 2009 yılında 550 milyon lira ciro sağladı, 80 milyon liralık operasyonel kar elde etti. 2010'da Bandırma santralının devreye girmesiyle üretim tarafından ciro rakamını 1.2 milyar liraya, operasyonel karımızı da 250 milyon liraya çıkarmayı hedefliyoruz.
Enerjisa Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Hakman, şirketin faaliyetleri ve sektörü değerlendirdiği basınla sohbet toplantısında, elektrik piyasasında pazar paylarının yüzde 1.8 olduğunu, 2015'te ise yüzde 10'un üzerini hedeflediklerini söyledi. Hakman, 'Enerjisa şirketlerinin üretim ve dağıtımda 2010'da toplam cirosu 3.4 milyar, toplam operasyonel karı da 300 milyon ira civarında gerçekleşecek' dedi ve ekledi: 'Enerjisa 2009 yılında 550 milyon lira ciro sağladı, 80 milyon liralık operasyonel kar elde etti. 2010'da Bandırma santralının devreye girmesiyle üretim tarafından ciro rakamını 1.2 milyar liraya, operasyonel karımızı da 250 milyon liraya çıkarmayı hedefliyoruz.
Doktor işçi 'tam gün' el ele
Ankara dün doktorlarla işçilerin eylemine sahne oldu. Tam Gün Yasa Tasarısı, Meclis Genel Kurulu'nda görüşülürken Sağlık Bakanlığı'na yürüyen Tabipler Birliği'ne TEKEL işçileri destek verdi. 100 işçi açlık grevine başladı, doktorlar yalnız bırakmadı
Sağlık örgütlerinin karşı çıktığı 'Tam Gün Yasa Tasarısı' dün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye devam edildi. Türk Tabipler Birliği (TTB) de protesto için Sağlık Bakanlığı önüne yürüdü. TTB'nin daha önceden aldığı eylem kararına sağlık çalışanlarının katılımı sınırlı oldu. Kimi hastanelerde dün için hiç randevu verilmezken kimi hastanelerde işlemler normal olarak devam etti. Hastanelerin içinde de durum değişmedi ve hekimler çalışmama eylemine kısmi olarak katıldı. Vatandaşlar hastanelere gitmediği için hastane koridorlarında yoğunluk yoktu.
Sağlık örgütlerinin karşı çıktığı 'Tam Gün Yasa Tasarısı' dün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye devam edildi. Türk Tabipler Birliği (TTB) de protesto için Sağlık Bakanlığı önüne yürüdü. TTB'nin daha önceden aldığı eylem kararına sağlık çalışanlarının katılımı sınırlı oldu. Kimi hastanelerde dün için hiç randevu verilmezken kimi hastanelerde işlemler normal olarak devam etti. Hastanelerin içinde de durum değişmedi ve hekimler çalışmama eylemine kısmi olarak katıldı. Vatandaşlar hastanelere gitmediği için hastane koridorlarında yoğunluk yoktu.
Referanduma YSK ayarı
ANAYASA değişikliklerinin referanduma sunulması için öngörülen 120 günlük sürenin 45 güne indirilmesini amaçlayan yasa teklifi, Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) gelen itiraz üzerine değiştirildi. TBMM Anayasa Komisyonu,YSK'nın seçim işlerinin düzen içinde yürümesi için 45 günlük sürenin yetersiz olduğunu belirten görüşünü dikkate alarak, yasa teklifindeki referandum süresini 45 günden 60 güne çıkardı.
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın sunduğu yasa teklifinin komisyondaki görüşmelerinde Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, YSK'nın gönderdiği görüş yazısını milletvekillerine okudu. YSK, referandum süresinin 45 güne değil 60 güne indirilmesini, yabancı ülkelerdeki vatandaşların halk oylamasından 40 gün önce başlayan oy verme süresinin de 15 güne değil, 20 güne indirilmesini uygun buldu. YSK, 16 Ocak'ta bu yönde karar aldıklarını açıkladı.
CHP'li Atilla Kart, referandumun istisnai olarak uygulanması gerektiğini, Türkiye'nin 'karargah' tarafından yönetildiğini savundu. Eleştirilere yanıt veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Kart'ın Başbakanlık, Adalalet ve İçişleri Bakanlığı'nı karargaha benzetmesinin ve legal olmaktan çıktığını söylemesinin çok talihsiz bir beyanat olduğunu belirterek, 'Legaliteden maksat nedir? Bakanlıkların belli çevrelerden onay alması mı gerekmektedir?' diye sordu.
Sivil dikta özlemi duyduğu iddiasıyla Özal'a yapılan eleştiriler ile AKP'ye yöneltilen eleştirilerin aynı olduğunu savunan Ergin, 'Şimdi ilaveten karargah olmakla itham ediliyoruz. AKP, milletin sesi olarak ortaya çıkmış bir partidir. Kuruluş öncesi siyasi gelişmelere bakarsanız, görürsünüz' dedi. Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, 'Sayın Bakan, 28 Şubat mı demek istediniz' diye sordu. Bu sözler CHP'li vekillerde tepki yarattı.
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın sunduğu yasa teklifinin komisyondaki görüşmelerinde Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, YSK'nın gönderdiği görüş yazısını milletvekillerine okudu. YSK, referandum süresinin 45 güne değil 60 güne indirilmesini, yabancı ülkelerdeki vatandaşların halk oylamasından 40 gün önce başlayan oy verme süresinin de 15 güne değil, 20 güne indirilmesini uygun buldu. YSK, 16 Ocak'ta bu yönde karar aldıklarını açıkladı.
CHP'li Atilla Kart, referandumun istisnai olarak uygulanması gerektiğini, Türkiye'nin 'karargah' tarafından yönetildiğini savundu. Eleştirilere yanıt veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Kart'ın Başbakanlık, Adalalet ve İçişleri Bakanlığı'nı karargaha benzetmesinin ve legal olmaktan çıktığını söylemesinin çok talihsiz bir beyanat olduğunu belirterek, 'Legaliteden maksat nedir? Bakanlıkların belli çevrelerden onay alması mı gerekmektedir?' diye sordu.
Sivil dikta özlemi duyduğu iddiasıyla Özal'a yapılan eleştiriler ile AKP'ye yöneltilen eleştirilerin aynı olduğunu savunan Ergin, 'Şimdi ilaveten karargah olmakla itham ediliyoruz. AKP, milletin sesi olarak ortaya çıkmış bir partidir. Kuruluş öncesi siyasi gelişmelere bakarsanız, görürsünüz' dedi. Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, 'Sayın Bakan, 28 Şubat mı demek istediniz' diye sordu. Bu sözler CHP'li vekillerde tepki yarattı.
19 Ocak 2010 Salı
Tiyatrosunun açılışında Muhsin Ertuğrul'u öldürdüler!
Harbiye'de İntiharın Genel Provası'nı oynarken, Ümraniye'de seyirciyi öldürdünüz. Muhsin Hoca, size perdenin geç açılmayacağını söylememiş miydi?
İşte Nedim Saban'ın eleştirisi:
Yenilenen Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin açılışında yurtdışında olduğum için, törene katılamadım. Eleştirilerim, korkularım olmakla beraber Kadir Topbaş'ın İstanbullulara layık bir sahne yaptığını duydum. Kendisine teşekkür etmiyorum. Teşekkür etmiyorum, çünkü İstanbul gibi bir medeniyet beşiği kenti yöneten, bu kadar büyük bir sorumluluk almış kişinin görevidir. Ancak bir İstanbullu olarak onur duyuyorum. Kentimizin yeni bir salona kavuştuğu için gururluyum
İşte Nedim Saban'ın eleştirisi:
Yenilenen Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin açılışında yurtdışında olduğum için, törene katılamadım. Eleştirilerim, korkularım olmakla beraber Kadir Topbaş'ın İstanbullulara layık bir sahne yaptığını duydum. Kendisine teşekkür etmiyorum. Teşekkür etmiyorum, çünkü İstanbul gibi bir medeniyet beşiği kenti yöneten, bu kadar büyük bir sorumluluk almış kişinin görevidir. Ancak bir İstanbullu olarak onur duyuyorum. Kentimizin yeni bir salona kavuştuğu için gururluyum
İsrail ilişkileriİsrail ilişkileri
İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak’ın pazar günü Ankara’yı ziyareti, çok önceden kararlaştırılmıştı. Savunma Bakanı Vecdi Gönül’le ve ondan önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştü.
Savunma Bakanı ile görüşme konularından biri, İsrail’den alacağımız pilotsuz keşif uçaklarının teslimi önemli meselesidir. Dışişleri Bakanı ile görüşme ise, iki buçuk saat sürmekle, bu çeşit mülâkatlara nisbetle çok uzadığı için dikkat çekti.
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, askerî güçle Hamas’ın hakkından gelmek istiyor. Hamas terör örgütü olduğu, üstelik İran bağımlısı bulunduğu için, her türlü metodun kullanılabileceğini savunuyor. Silâhtan mahrum bir buçuk milyon Gazzeli Arab’a, insanlığın kaldırmayacağı bir politika izliyor. Ama Hamas yerinde duruyor, ona bir şey yapamıyor. Hamas, seçimle geldiği halde, Filistin Devlet Başkanı Mahmûd Abbâs tarafından kabûl edilmiyor, Suriye tarafından korunuyor.
Ankara, Yâser Arafât’ın halefi Mahmûd Abbâs ile Hamas’ın Suriye’nin bir yerlerinde gizlenen şeflerinin arasını bulmayı deniyor. Ancak Arap devletleri gibi Türkiye de bunu başaramadı. Arap devletleri, Hamas’ın Gazze’yi bırakmasına taraftardır.
Türk medeniyet, kültür ve estetiğinin zirvesi olan İstanbul aşkının milletimizi çok duygulandırdığı Başbakan Tayyip Erdoğan, pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti. Oradan Suûdî Arabistan’a geçecek. Faysal Ödülü’nü alacak. Amerika’nın ayrılamaz müttefiki en zengin iki Arap devleti ile Filistin meselesini konuşacağı muhakkaktır. Bu devletlerin, İran’la, dolayısıyla Hamas’la araları olmadığı, Amerika’ya yan çizmeleri mümkün bulunmadığı için, zor bir misyondur. Ancak Gazzelilere insanî yardım yapabilirler.
Bu yardımı zaten yapıyorlar ama, 60 yıl sürdüğü için bıkmış durumdalar. Filistin meselesinin bir 60 yıl daha devam etmesi kuvvetli ihtimalini ben, yıllardan beri defalarca yazdım...
Durum
Yılmaz Öztuna
yilmaz.oztuna@tg.com.tr
19 Ocak 2010 Salı
Kaynak
Savunma Bakanı ile görüşme konularından biri, İsrail’den alacağımız pilotsuz keşif uçaklarının teslimi önemli meselesidir. Dışişleri Bakanı ile görüşme ise, iki buçuk saat sürmekle, bu çeşit mülâkatlara nisbetle çok uzadığı için dikkat çekti.
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, askerî güçle Hamas’ın hakkından gelmek istiyor. Hamas terör örgütü olduğu, üstelik İran bağımlısı bulunduğu için, her türlü metodun kullanılabileceğini savunuyor. Silâhtan mahrum bir buçuk milyon Gazzeli Arab’a, insanlığın kaldırmayacağı bir politika izliyor. Ama Hamas yerinde duruyor, ona bir şey yapamıyor. Hamas, seçimle geldiği halde, Filistin Devlet Başkanı Mahmûd Abbâs tarafından kabûl edilmiyor, Suriye tarafından korunuyor.
Ankara, Yâser Arafât’ın halefi Mahmûd Abbâs ile Hamas’ın Suriye’nin bir yerlerinde gizlenen şeflerinin arasını bulmayı deniyor. Ancak Arap devletleri gibi Türkiye de bunu başaramadı. Arap devletleri, Hamas’ın Gazze’yi bırakmasına taraftardır.
Türk medeniyet, kültür ve estetiğinin zirvesi olan İstanbul aşkının milletimizi çok duygulandırdığı Başbakan Tayyip Erdoğan, pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti. Oradan Suûdî Arabistan’a geçecek. Faysal Ödülü’nü alacak. Amerika’nın ayrılamaz müttefiki en zengin iki Arap devleti ile Filistin meselesini konuşacağı muhakkaktır. Bu devletlerin, İran’la, dolayısıyla Hamas’la araları olmadığı, Amerika’ya yan çizmeleri mümkün bulunmadığı için, zor bir misyondur. Ancak Gazzelilere insanî yardım yapabilirler.
Bu yardımı zaten yapıyorlar ama, 60 yıl sürdüğü için bıkmış durumdalar. Filistin meselesinin bir 60 yıl daha devam etmesi kuvvetli ihtimalini ben, yıllardan beri defalarca yazdım...
Durum
Yılmaz Öztuna
yilmaz.oztuna@tg.com.tr
19 Ocak 2010 Salı
Kaynak
Ermenistan'dan asılsız iddia...
Ermenistan'daki Cumhuriyet Partisi'nin grup sekreteri , Türkiye'nin Ermenistan Anayasa Mahkemesi´nin gerekçeli kararıyla ilgili yaptığı açıklama hakkında "Türkiye protokollerin imzalanmasını geciktirmek için aradığı yapay neden" yorumunu yaptı.
Anayasa Mahkeme kararının "Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan´ın görüşlerinin hukuki tanımlaması" olduğunu belirten grup sekreteri Eduard Şarmazanov, mahkemenin anayasaya aykırı hiçbir adım atmayacağını söyledi. Bu arada Ermenistan Demokrat Parti Lideri Aram Sarkisyan, Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye ile imzalanan protokollerle ilgili kararının,"Ermeni Dışişleri Bakanlığı’nın hatalarını düzelttiğini" söyledi. Ermeni medyasında çıkan haberlere göre Sarkisyan, "Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin Dışişleri Bakanlığı’nın izin verdiği ve Ermenistan-Türkiye protokollerinde yer alan hataları düzelttiğini" belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin, "sınırın Ermenistan tarafından kapatılmadığını açık bir şekilde belirttiğini" söyleyen Sarkisyan, bunun yanı sıra "Ermenistan´ın Türkiye ile karşılıklı yükümlülükler altına girmediğini ortaya koyduğunu" kaydetti.
Sarkisyan, Türk Dışişleri Bakanlığı’nın Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla ilgili açıklaması hakkında, "Karar Türkiye´nin vazifesi değil. Türkiye, müzakereleri yavaşlatabilir, hatta protokolleri reddedebilir. Kendimizin ve kendi ülkemizin çıkarına hareket etmemiz gerektiğini anlamamız gerekiyor" dedi.
Anayasa Mahkeme kararının "Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan´ın görüşlerinin hukuki tanımlaması" olduğunu belirten grup sekreteri Eduard Şarmazanov, mahkemenin anayasaya aykırı hiçbir adım atmayacağını söyledi. Bu arada Ermenistan Demokrat Parti Lideri Aram Sarkisyan, Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye ile imzalanan protokollerle ilgili kararının,"Ermeni Dışişleri Bakanlığı’nın hatalarını düzelttiğini" söyledi. Ermeni medyasında çıkan haberlere göre Sarkisyan, "Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin Dışişleri Bakanlığı’nın izin verdiği ve Ermenistan-Türkiye protokollerinde yer alan hataları düzelttiğini" belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin, "sınırın Ermenistan tarafından kapatılmadığını açık bir şekilde belirttiğini" söyleyen Sarkisyan, bunun yanı sıra "Ermenistan´ın Türkiye ile karşılıklı yükümlülükler altına girmediğini ortaya koyduğunu" kaydetti.
Sarkisyan, Türk Dışişleri Bakanlığı’nın Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla ilgili açıklaması hakkında, "Karar Türkiye´nin vazifesi değil. Türkiye, müzakereleri yavaşlatabilir, hatta protokolleri reddedebilir. Kendimizin ve kendi ülkemizin çıkarına hareket etmemiz gerektiğini anlamamız gerekiyor" dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)